Hangi Bilinç Seviyesindesiniz?


Her insanın hayatı nasıl algıladığına ve kendisini nasıl gördüğüne göre bir bilinç seviyesi vardır. Bu bilinç seviyesi bizim yaşama karşı olan tutumumuzu ve doğal olarak da davranışlarımızı belirler. Bu bilinç seviyesine göre sahip olduğumuz içsel kimlik ve dışsal dünya algısı da bizim nasıl bir hayat deneyimleyeceğimizin çerçevesini çizer.


Bu yazının konusu olan bu bilinç seviyelerine kısaca bir bakalım:


Kurban: İlk bilinç seviyesidir. Daha çok “kurban psikolojisi” olarak tanımlayabiliriz bu seviyeyi. Bu bilinç seviyesindeki kişiler kendilerini içinde bulunduğumuz dünyadan ayrı tutarlar ve her şeyin onların başına geldiğine inanırlar. Oto yolda ters yöne bile girseler, tüm dünya onların üstüne geliyor algısındadırlar. Temel ihtiyaçları karşılandıktan sonra (Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en alt seviyesi) fazla bir beklenti içinde olmazlar. Tamamen tepkisel davranırlar. Duyguları ve dürtüleri yaşamlarına yön verir, derin düşünmek onlara göre değildir. Birisinin gelip onu kurtarmasını bekledikleri için kişisel sorumluluk ile alakaları yoktur. Belirsizlikler büyük bir korku kaynağıdır ve hep bir suçlu ararlar. Şikâyet ve kendine acıma duygusu yoğundur.


Konfor alanı: Bu bilinç seviyesinde kişi kendisine rahat ettiği bir alan belirler ve bu alan içinde kaldıkça ya da bu alan daraltılıp genişletilmediği sürece kendisini güvende hisseder. Tüm amacı bu konfor alanını korumak ve içinde kalmaktır. Bu konfor alanının çapı çok dar ya da geniş olabilir, önemli olan belirlenmiş bir alanın olması ve bu alanın korunmasına odaklanılmasıdır. Savunmada kalır ve değişime karşı direnç vardır.


Kontrol alanı: Bu bilinç seviyesinde ise kişinin konfor alanı kontrol alanına dönüşerek hem genişler hem de başka kişileri ve durumları da içerir. Kişi belirlediği bölgedeki tüm olay ve insanları kendi anlayışına göre kontrol etme çabasındadır. Etrafında kendi standartlarında düzeni sağlamak ve durumları yönetmek amacındadır. Planlar, kurallar, programlar araç yerine amaç halindedir. Daha alt bilinç seviyesindeki kişiler bu kontrol alanı içinde rahat edebilirken, diğer bir kontrol alanı zihniyetindeki kişi (anlaşmazlık durumlarında) büyük tehdit olur ve egolar savaşları başlar. Kişileri yargılama, onarma ihtiyacı ve yönlendirme çabası yoğun olarak gözlemlenir.


Kendinin lideri: Bu seviyedeki kişinin etki alanı çok genişlemiş aynı zamanda kontrol etmek istediği alan ise çok daralmıştır. Yaşamda kontrol etmesi gereken tek şeyin kendi düşünceleri olduğunu ve düşünceleri değiştirdikçe etrafındaki olay ve kişilerin de yeni düşüncelerinin yönünde değiştiğini fark eder. Artık kişi kendi vizyon ve misyonunu geliştirmeye, değerlerinin rehberliğinde ilerlemeye ve içsel kaynaklarını keşfetmeye başlar. Kişisel gelişim bu aşamada yeni anlamlar kazanır. Hedeflere ve kendi gelişimine daha fazla odaklanırken, olayların içinde akışta kalmanın huzurunu hisseder.


Vizyoner: Kişi bu bilinç seviyesinde sadece kendi gelişiminde değil, etrafındaki kişilerin de gelişiminde rolü olduğunu anlamıştır. Artık geleceğin hem kendisi hem de içinde bulunduğu toplum için zaman içinde erişilecek bir yer olmadığını, odaklanılmış bir vizyonun sonucunda yaratılan bir şey olduğunu bilmektedir. Vizyonunu paylaşmakta, çevresindeki insanları geliştirmekte ve değerlerinin pusulasında ilerlemektedir. Gelecek vizyonuna göre şimdiyi yaşamakta ve kendisini yönetmektedir. Gerçek bir lider olarak sorumluluk almakta ve kendisini takip eden insanlara ilham vermektedir.


Bilincin olabileceği bu beş seviyenin ötesinde de bir seviye daha vardır: BİLGELİK.


Ancak bu bilinç seviyesi bu yazının konusu olmadığı için, ileride değinmek üzere şimdilik, dışarıda bırakıyorum.


Genelde insanlar bu bilinç seviyelerinin birinden fazlasını deneyimler. Evliliğinde kurban bilincindeki bir insan, iş yaşamında kontrol alanı bir bilince sahip olabilir. Ancak Vizyoner bilincindeki bir insanın ilk üç seviye ile alakası olmaz.


Bizlerin ilk yapması gereken şey, öncelikle bu bilinç seviyelerini iyi anlamak ve daha sonra da yaşamımızda hangi alanlarda hangi bilinç seviyesinde olduğumuzu keşfetmektir. İlk üç bilinç seviyesinden kurtulmanın yolu farkında olmaktan geçer. Bir insanın gelişimi kendisini fark etmekten yani kendisini bilmeye başlamaktan geçer. Bu yüzden biz koçlar hiçbir zaman “farkındalık” kelimesini ağzımızdan düşürmeyiz. Her ne kadar farkındalık kelimesini duymaktan baygınlık geçiriyor olsak da gelişim ve değişimin ilk adımı olduğu gerçeğini kabul etmeliyiz.


Bu farkındalık ile gelen keşif sonrasında ise amacımız yaşam vizyonumuz ile ilgili olarak önce kendinin lideri ve sonra da vizyoner bilince nasıl erişeceğimizi planlamamız ve eyleme geçmemizdir.


Bunu kendi başımıza yapmamız çoğu zaman kolay olmayacaktır. Bu yüzden koçlar böyle bir bilinç değişimi sürecini kolaylaştırmak ve hızlandırmak için önemli bir rehber ve yoldaş olarak hizmet vermektedirler.


Kişinin bilinç seviyesindeki değişim, düşüncelerinin kalitesini ve derinliğini arttırır. Bu da yaşamın kalitesinin ve derinliğinin artması demektir. Yaşamımızı daha güçlü, anlamlı ve başarılı yapmanın ilk adımı hangi bilinç seviyesinde olduğumuzu fark etmek ve daha sonra da zihinsel bir dönüşüm süreci başlatarak daha yüksek bilinç seviyelerine çıkmak için harekete geçmektir.

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • LinkedIn Social Icon
  • Instagram Bağlantısı

İletişime Geçin

Bize Yazın:            info@eecc-turkiye.com

  • LinkedIn Bağlantısı
  • Instagram Bağlantısı

Bizi Takip Edin: