Dunnig-Kruger Etkisi ve Peter İlkesine Duygusal Zeka Penceresinden Yeni Bir Bakış

Cornell University’de görevli psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine ve 2000’de Nobel almalarına neden olduğu söylenen “Dunning-Kruger Etkisi” araştırmasına ve daha sonra da Dr.Laurance J.Peter’ın kitap olarak da yayınlanan Peter İlkesi kuramına farklı bir açıdan bakmak istiyorum. Bu iki araştırma konusu uzun yıllardır internet ortamında zincir e-posta olarak paylaşılır ve bir çoğunuzun da bunları bildiğini düşünüyorum. Şimdi bunları sırayla hatırlayıp inceleyelim. Dunning-Kruger Etkisi şu ifadeyi savunmaktadır: “İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olma

Kariyer!

İş kariyerinizde mutluluğu bulabildiniz mi? Tam da istediğiniz gibi bir kariyeri yakalayabildiniz mi? Cevabınız “NET BİR EVET” değilse okumaya devam edebilirsiniz. Belki de bir şeyleri ters yüz etmek gereklidir. Basit bir bakış açısı değişikliği ile iş hayatınızda daha fazla heyecan ve performans yakalayacak bir duruma gelebilirsiniz. Kariyerinizde istediğiniz hedef doğrultusunda ilerlemeyi belki de basit bir yaklaşım değişimi ile sağlayabilirsiniz. Önce kariyer kelimesinin iş hayatında herkes tarafından rahatlıkla kabul edilebilecek bir tanımı ile başlayalım: “Kariyer, mesleğimizi yaparken hedeflerimiz doğrultusunda deneyim kazanıp, gereken eğitimleri alıp, mesleki ve bireysel açıdan kendim

Liderlik Yolu

Sanıyorum ki, dünyanın en az ihtiyaç duyduğu şeylerden birisi de yeni bir “lider ve liderlik” yazısıdır. Neyse ki, bu yazı lider ve liderlikten bahsetmiyor. Daha çok sizden bahsediyor, kendinizi bir lider olarak yeniden tasarlamanızın bir yolunu veriyor. Zaten mevcut olan bilgiyi yeniden iletmek yerine okuyanların zihinlerinde kalıcı ve harekete geçirici bir değişimi tetiklemeyi başarmaya çalışıyor. Sonuçta bilgi sadece eyleme geçtiği zaman bir güç haline gelir. Liderlik ile ilgili en önemli engellerden birisi liderlik rol modellerimizin her zaman onların liderlik yolunun sonuna ulaşmış halleri ile gözümüzün önünde olmasıdır. Her lider bir gelişim sürecinden geçmiştir ve bu süreçteki çabalay

Hangi Bilinç Seviyesindesiniz?

Her insanın hayatı nasıl algıladığına ve kendisini nasıl gördüğüne göre bir bilinç seviyesi vardır. Bu bilinç seviyesi bizim yaşama karşı olan tutumumuzu ve doğal olarak da davranışlarımızı belirler. Bu bilinç seviyesine göre sahip olduğumuz içsel kimlik ve dışsal dünya algısı da bizim nasıl bir hayat deneyimleyeceğimizin çerçevesini çizer. Bu yazının konusu olan bu bilinç seviyelerine kısaca bir bakalım: Kurban: İlk bilinç seviyesidir. Daha çok “kurban psikolojisi” olarak tanımlayabiliriz bu seviyeyi. Bu bilinç seviyesindeki kişiler kendilerini içinde bulunduğumuz dünyadan ayrı tutarlar ve her şeyin onların başına geldiğine inanırlar. Oto yolda ters yöne bile girseler, tüm dünya onların üst

Zamanı Yönetemeyiz!

Eğer uzun zamandır iş hayatında iseniz ve bir de yöneticilik pozisyonuna erişmişseniz zaman yönetimi ile ilgili en az bir eğitime ya da seminere katılmış olma olasılığınız çok yüksektir. Peki, son durum ne? Eğitim ya da seminerde verilen zaman yönetimi tekniklerini kullanarak zamana hükmedebiliyor musunuz? Her işe zamanınız yetiyor, üstüne de özel hayatınızda da kendinize istediğiniz vakti ayırabiliyor musunuz? Bu yazıyı okuyorsanız, cevabınız hayır olmalı. Çünkü zaman sorunu olmayan birisi zaman yönetimi ile ilgili bir yazıyı da okumaz. Şu bir gerçek ki, zaman yönetimi kavramı insanın kendi içini rahatlatmak için bulduğu yöntemlerden birisidir, bir ağrı kesici ya da anti-depresandır. Zaman

Yaşam Koçu Arzu Bıyıklıoğlu'ndan bir yazı: Koçluk Nedir?

Evet, bugün üstüne basa basa yeni baştan koçluğu anlatmak istiyorum. Koçluğu yanlış tanıtan, işine geldiği gibi ya da kulağa hoş geldiği için farklı anlatan, araştırmadan tahmin edip önyargısıyla etiketleyen; yanlış anlamış olanların önyargısını kırmak için üstüne bas basa hatta çekiç vurarak koçlukla ilgili yanlış inanca sahip olanların inancını kırmaya niyet ettim. KOÇLUK,“Ben on numarayım, mükemmelim, çok akıllıyım, oldum, taştım, aştım, sana kim olduğu ve olacağını söylerim, aklı da fikri de veririm, iyileştiririm, coşturur, kanatlandırırım; bir de üstüne iki dua okurum…” diyen ve bu anlama gelen hiçbir şeyi İÇERMEZ . Eğer biri bunları söylüyor ve yansıtıyorsa o koç DEĞİLDİR. Ayrıca 80’

Bilmek Yeterli mi?

Bu yazıyı 2010 yılında "borsa ve psikoloji" ile ilgili blog yazılarım arasında buldum. İçerikte biraz borsa olsa da her zaman geçerli bir konu olduğunu düşünüyorum. Yazıyı değiştirmek istemediğim için burada belirteyim, koçluk yaparken en büyük hedefim danışanımın sahip olduğu bilgiyi kullanmasına yöneltmektir. Yazıyı beğeninize sunuyorum: "Bilgi güçtür" tarihin her zamanında geçerli bir söz olmuştur, ancak ben bu sözü biraz değiştirerek "Kullanılan bilgi güçtür" demeyi tercih ediyorum. Burada tam olarak ne dediğim sanırım açık. Bilgiyi kullanmadıktan sonra bilmenin pratik bir değeri yoktur. Şu kesin ki büyük çoğunluğumuz sahip olduğu bilginin sadece küçük bir bölümünü kullanmakta ama bu d

Şirketler Neden Koçluk Alır?

Nasıl ki “bir gemi en sert deniz koşullarında da yüzmek için tasarlanmışsa”, şirketiniz de piyasa koşulları zorlaştığında bile iyi performans gösterecek şekilde yapılandırılmış olmalıdır. Peki, piyasalar sertleşince sizin şirketinizde durum ne oluyor? Sağlam bir gemide mi hissediyorsunuz kendinizi, yoksa bir panik dalgası mı başlıyor? Şirketinizin iyi performans göstermesi genelde piyasa koşullarıyla ilintilidir; bu performansın sürdürülebilir olması ve her türlü piyasa koşulu altında sağlanabilmesi ise genelde kriz geldiğinde hatırlanan hayati bir konudur. Şirket performansının en önemli unsuru çalışan kalitesidir ve bir çok şirket bu kaliteyi arttırmak için eğitim, performans yönetimi, da

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • LinkedIn Bağlantı
  • Instagram Bağlantısı

İletişime Geçin

Bize Yazın:            info@eecc-turkiye.com

  • LinkedIn Bağlantısı
  • Instagram Bağlantısı

Bizi Takip Edin: